Skip to content Skip to footer

2 Günde Brugge: Avrupa’nın Masalsı Şehrine Yolculuk

2 Günde Brugge: Avrupa’nın Masalsı Şehrine Yolculuk

Belçika’nın gizemli ve tarihi atmosferiyle büyüleyici şehirlerinden biri olan Brugge, Ortaçağ’dan kalan muhteşem mimarisi, romantik kanalları ve zengin kültürel mirasıyla ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Avrupa’nın en renkli ve en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olan Brugge, her yıl binlerce turisti kendine çekiyor. Bu masal kenti keşfetmek, tarihin derinliklerine dalıp her köşede yeni bir sürprizle karşılaşmak gibi. Şehrin sokaklarında dolaşırken, zamanın durduğunu hissedersiniz.

Brugge’nin tarihi, Orta Çağ’a kadar uzanır. 12. ve 15. yüzyıllar arasında, Brugge, Avrupa’nın en önemli ticaret merkezlerinden biriydi ve zenginliğini tekstil ticaretiyle ve limanının avantajıyla sağlamıştı. Ancak, zamanla limanının alüvyonla dolmasıyla ticaret merkezi olarak önemi azaldı ve Brugge, bir uyku haline geçti. Bu durum, şehrin tarihi dokusunun korunmasına katkıda bulundu ve Brugge, bugün hala Orta Çağ atmosferini hissettiren dar sokakları ve tarihi binalarıyla ziyaretçilerini büyülemektedir. Haydi bu masalsı şehri 2 Günde Brugge gezi rehberiyle hep birlikte gezelim!

1.GÜN

Grote Markt: Brugge’un Kalbindeki Canlı Meydan

2 Günde Brugge gezi rotamızın ilk durağı kesinlike Brugge’un kalbindeki canlı meydan Grote Markt olmalı. Bu şehirde keşfedilecek birçok yer olsa da, Brugge’un kalbi olarak bilinen Grote Markt (Büyük Meydan), şehrin en canlı ve renkli noktalarından biridir.

Grote Markt, Brugge’un tarihi merkezinde yer alan ve çevresindeki etkileyici binalar, tarihi çeşmeler ve heykellerle süslü büyüleyici bir meydandır. Adım attığınız anda sizi Ortaçağ’ın büyüsüne kapılmış hissettiren bu meydan, ziyaretçilerine tarih ve kültür dolu bir deneyim sunar.

Meydanın ortasında yükselen ve hemen dikkat çeken yapı, Belfry of Bruges (Brugge Çan Kulesi)’dir. Bu tarihi çan kulesi, Brugge’un simgelerinden biri olarak kabul edilir ve ziyaretçilere şehrin panoramik manzarasını sunar. Meydanın yüksek noktasından şehri seyretmek, unutulmaz bir deneyimdir ve ziyaretçilere şehrin tarihini ve mimarisini daha yakından tanıma fırsatı verir.

Sabah erkenden kalkıp Brugge’un tarihi sokaklarında yürüyüşe başlıyoruz. Kahvaltımızı canlı atmosferiyle ünlü Grote Markt’ta yapıyoruz. Renkli binalar, tarihi çeşmeler ve eski dükkanlarla dolu bu meydan, Brugge’un kalbidir. Burada, yerel lezzetleri tadarken ve şehrin güneşle aydınlanan sokaklarını izlerken günün güzel bir başlangıcını yapıyoruz.

Grote Markt’ı keşfettikten sonra, Brugge’un simgelerinden biri olan Brugge Çan Kulesi’ne doğru yol alıyoruz. Bu tarihi kuleye çıkarak, 360 derecelik manzarayı seyretmek gerçekten nefes kesici! Şehrin muhteşem manzarasını kuşbakışı görmek, Brugge’un büyüleyici güzelliğini tam anlamıyla hissetmemizi sağlıyor.

Burg Meydanı

Bir sonraki durağımız Burg Meydanı olacak. Burg Meydanı, Grote Markt’a (Büyük Meydan) yakın bir konumda bulunur ve Brugge’un en önemli tarihî meydanlarından biridir. Meydan, etkileyici mimarisiyle dikkat çeken Aziz Basilika ve Belediye Sarayı gibi tarihi yapılarıyla ziyaretçilerini karşılar.

Aziz Basilika, Burg Meydanı’nın göz alıcı bir parçasıdır. Gotik tarzda inşa edilen bu kilise, Brugge’un dini mirasının önemli bir simgesidir. Aziz Basilika’nın muhteşem mimarisi ve iç dekorasyonu, ziyaretçilerini etkileyen bir atmosfere sahiptir. Kilisenin çan kulesine çıkarak, şehrin panoramik manzarasını seyretmek ise unutulmaz bir deneyimdir.

Begijnhof

Öğle yemeği için Begijnhof’a doğru yola çıkıyoruz. Bu eski manastır kompleksi, sakinliği ve huzuruyla ünlüdür. Burada, çevreyi dinlerken Belçika’nın nefis lezzetlerinden birini tadabiliriz. Begijnhof’un tarihi atmosferinde yemeğimizi yedikten sonra, şehrin gizemlerini keşfetmeye devam ediyoruz.

Begijnhof, Brugge’un tarihî merkezine yakın bir konumda bulunur ve beyaz evleriyle dikkat çeker. Bu manastır kompleksi, Ortaçağ’dan kalma bir yapıdır ve tarih boyunca rahibelerin yaşadığı bir alan olarak hizmet vermiştir. Bugün, burası hala sakinliği ve zarif mimarisiyle ziyaretçilerini büyüler.

Begijnhof’un girişinde bulunan büyük kapıdan geçtiğinizde, sizi bir zamanlar rahibelerin ibadet ettiği şapel karşılar. Şapelin sade ama etkileyici iç dekorasyonu, manastır kompleksinin ruhani atmosferini yansıtır. Begijnhof’un avlusunda dolaşırken, çiçeklerle dolu bahçeleri ve eski evleri görebilirsiniz. Burası, modern dünyadan bir mola vermek ve huzurlu bir ortamda vakit geçirmek için mükemmel bir mekandır.

Begijnhof’un sessizliği ve doğal güzelliği, ziyaretçilere tarihî bir yolculuk sunar. Burada, Brugge’un sakin atmosferini hissedebilir ve geçmişin izlerini takip edebilirsiniz. Begijnhof’u ziyaret etmek, Brugge’u keşfederken ruhani bir deneyim yaşamak isteyenler için ideal bir seçenektir.

Eski St. John Hastanesi

Öğleden sonra, Eski St John Hastanesi’ni ziyaret etmeyi planlıyoruz. Eski St John Hastanesi, 12. yüzyılda kurulan bir hastane olup, yoksullara ve hastalara hizmet vermek amacıyla inşa edilmiştir. Orta Çağ’da Avrupa’da benzer kuruluşların yaygın olduğu dönemde, bu hastane Brugge’deki en önemli sağlık merkezlerinden biriydi. Hastane, yıllar içinde genişlemiş ve çeşitli eklemelerle güçlendirilmiştir.

Bugün Eski St John Hastanesi, Groeningemuseum’un yanında yer alır ve ziyaretçilere Orta Çağ dönemine ait birçok sanat eserini sergilemektedir. Müze koleksiyonunda, ressamlar Hans Memling ve Hieronymus Bosch’un eserleri de dahil olmak üzere, Flemenk resminin önemli örnekleri bulunmaktadır. Bu eserler, ziyaretçilere Orta Çağ döneminin dini ve kültürel atmosferini yansıtır.

‘T Brugs Beertje

Gün sonunu Brugge’un ünlü biralarını denemek isteyenler için mükemmel bir seçenek olan ‘t Brugs Beertje’ de değerlendirebilir ve şehrin en sevilen bira barlarından birini de görebilirsiniz.. Geniş bir bira menüsüne sahip olan bu bar, geleneksel Belçika biralarının yanı sıra yerel mikro-şarapları da sunar.

2 Günde Brugge: Avrupa’nın Masalsı Şehrine Yolculuk

2. Gün

Groeningemuseum

Groeningemuseum, 1930’larda kurulan ve o zamandan beri Brugge’un sanat mirasını koruma ve sergileme misyonunu üstlenen bir müzedir. Müzenin koleksiyonu, 15. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar uzanan bir dönemi kapsar ve Flaman resminin çeşitli dönemlerinden önemli eserleri içerir. Burada Jan van Eyck’in ünlü tablolarını görmek mümkündür. Ayrıca Groeningemuseum’un galerilerinde dolaşırken, dikkat çekici manzaralar ve etkileyici detaylarla karşılaşacaksınız.

Minnewaterpark

Minnewaterpark, Brugge’un romantik atmosferini ve doğal güzelliklerini keşfetmek isteyenler için vazgeçilmez bir durak. Şehrin merkezinde yer alan bu park, “Aşıklar Gölü” olarak da bilinen Minnewater Gölü’nü çevreleyen yeşil alanlar ve tarihi yapılarla doludur. Efsaneye göre, gölde yaşayanları sonsuza kadar aşkla bağlayan bir güç bulunduğuna inanılır.

Minnewater Gölü’nün çevresinde bulunan tarihi yapılar da parkın cazibesini artırır. Gölün kıyısında yer alan eski taş köprüler ve çevresindeki gotik tarzda binalar, ziyaretçilere Ortaçağ atmosferini yaşatır. Bu yapılar arasında Minnewater Evi ve Kasteel de la Faille de Waerloos gibi önemli tarihi miraslar da bulunur.

Kutsal Kan Bazilikası

Kutsal Kan Bazilikası, Brugge’un dini ve tarihi mirasının önemli bir parçası olan kutsal bir yapıdır. Bu bazilika, Hristiyan inancına göre, İsa’nın çarmıha gerilmesi sırasında yaralarından akan kanın bir kısmını içerdiği iddia edilen bir kâseyi barındırdığı için dikkat çeker. Kutsal Kan Bazilikası’nın tarihi, bu kâsenin Brugge’a nasıl getirildiğine ve burada nasıl korunduğuna dayanmaktadır.

Kutsal Kan Bazilikası, Brugge’un dini mirasının yanı sıra kültürel ve turistik bir cazibe merkezidir. Ziyaretçiler, bazilikayı gezerken hem dini hem de tarihi açıdan önemli bilgiler edinebilirler. Ayrıca, bazilika çevresinde bulunan diğer tarihi yapıları da keşfedebilir ve şehrin zengin kültürünü daha yakından deneyimleyebilirler.

Gruuthusemuseum

Gruuthusemuseum, Brugge’un zengin tarihini ve kültürel mirasını keşfetmek için ideal bir mekandır. Bu müze, Gruuthuse ailesine ait olan ve zaman içinde çeşitli zenginliklerin bir araya getirildiği bir konut olan Gruuthuse Sarayı’nda yer almaktadır. Müze, mobilyalar, mücevherler, tekstil eserler, resimler ve diğer tarihi objeler gibi çeşitli eserlerle doludur ve ziyaretçilere Brugge’un geçmişine dair bir yolculuk sunar.

Aziz Salvator Katedrali

Aziz Salvator Katedrali, Belçika’nın tarihi şehri Brugge’de yer alan önemli dini ve mimari yapılarından biridir. Gotik tarzda inşa edilmiş olan bu katedral, şehrin en büyük kilisesi olarak bilinir ve Brugge’un siluetinin belirgin bir parçasını oluşturur.

Kilisenin tarihi, 9. yüzyıla kadar uzanmaktadır, ancak bugünkü yapı 12. ve 15. yüzyıllar arasında inşa edilmiştir. Aziz Salvator Katedrali, muhteşem kulesiyle de dikkat çeker. 99 metre yüksekliğindeki bu kule, Brugge’un en yüksek noktasıdır ve ziyaretçilere şehri yukarıdan seyretme fırsatı sunar. Kuleye tırmanmak, nefes kesici manzaraları görmek için cesaret gerektiren ancak unutulmaz bir deneyimdir.

Katedralin içi de görkemlidir. Yüksek tavanlar, güzel vitray pencereler ve dini sanat eserleriyle dolu olan iç mekan, ziyaretçilere etkileyici bir atmosfer sunar. Katedralde ayrıca, dini törenlerin yanı sıra çeşitli konserler ve etkinlikler de düzenlenmektedir.

Choco-Story

Ve günün sonunda enerji toplamak için son durağımız olan Choco-Story’e gidiyoruz. Choco-Story’de, farklı çikolata çeşitlerini deneme fırsatı bulabilirsiniz. Burada, dünya çapında ünlü Belçika çikolatasının tadını çıkarabilir ve çeşitli aromaları deneyerek çikolata hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz. Ayrıca, çikolata yapımının inceliklerini öğrenmek ve kendi çikolatalarınızı yapmak için atölye çalışmalarına katılabilirsiniz.

Son Notlar ve Öneriler

  • Brugge’un sokaklarında kaybolun ve şehrin gizli köşelerini keşfedin.
  • Zamanınız varsa kanal turlarına katılarak şehri su üzerinden görün.
  • Tarihi binaların fotoğraflarını çekmek için bol bol zaman ayırın.
  • Brugge’un yerel lezzetlerini denemek için küçük kafeleri ve restoranları tercih edin.

2 Günde Brugge: Avrupa’nın Masalsı Şehrine Yolculuk

Brugge’un tarihi zenginlikleri, büyüleyici manzaraları ve lezzetli mutfağıyla dolu 2 gün boyunca unutulmaz anılar biriktireceksiniz. Bu masalsı şehirde geçirdiğiniz zamanın keyfini çıkarın!

Yazar: Hazal Dilara Sümer

Daha fazla blog yazısı okumak için buraya tıklayın.
Merak ettiklerinizi ve sormak istediklerinizi yorum kısmına bırakabilirsiniz.

Bizi takip etmeyi unutma! 
-InstagramFacebookTwitterThreadsTelegramWhatsapp Duyuru Kanalı

Erasmus+ ve ESC projeleri için BURAYA tıkla!

Bir Yorum Bırak